Türkiye

Image Hosted by ImageShack.us
OYKU - VATANSEVER PATRİOT - Blogcu - Sayfa 3



Bu sayfada dakika saniye misafirim oldunuz .....

WELCOME
bayrak bayrak

Get your own playlist at snapdrive.net!
UYGUR TÜRKLERİNE YAPILAN KATLİAMI KINIYORUM.

| Sonraki »

27/3/2007

AFFETMEK VE DOSTLUK

Affetmek ve Dostluk

Bir lise öğretmeni bir gün derste öğrencilerine bir teklifte bulunur:

- "Bir hayat deneyimine katılmak istermisiniz?" Öğrenciler çok sevdikleri hocalarının bu teklifini tereddütsüz kabul ederler.

- "O zaman" der öğretmen. "Bundan sonra ne dersem yapacağınıza da söz verin." Öğrenciler bunu da yaparlar.

- "Şimdi yarınki ödevinize hazır olun. Yarın hepiniz birer plastik torba ve beşer kilo patates getireceksiniz!"

Öğrenciler, bu işten pek birşey anlamamışlardır. Ama ertesi sabah hepsinin sıralarının üzerinde patatesler ve torbalar hazırdır. Kendisine meraklı gözlerle bakan öğrencilerine şöyle der öğretmen:

- "Şimdi, bugüne dek affetmeyi reddettiğiniz her kişi için bir patates alın, o kişinin adını o patatesin üzerine yazıp torbanın içine koyun."

Bazı öğrenciler torbalarına üçer-beşer tane patates koyarken, bazılarının torbası neredeyse ağzına kadar dolmuştur. Öğretmen, kendisine "Peki şimdi ne olacak?" der gibi bakan öğrencilerine ikinci açıklamasını yapar:

- "Bir hafta boyunca nereye giderseniz gidin, bu torbaları yanınızda taşıyacaksınız. Yattığınız yatakta, bindiğiniz otobüste, okuldayken sıranızın üstünde? hep yanınızda olacaklar."

Aradan bir hafta geçmiştir. Hocaları sınıfa girer girmez, denileni yapmış olan öğrenciler şikayete başlarlar:

- "Hocam, bu kadar ağır torbayı her yere taşımak çok zor."

"Hocam, patatesler kokmaya başladı. Vallahi, insanlar tuhaf bakıyorlar bana artık. Hem sıkıldık, hem yorulduk?"

Öğretmen gülümseyerek öğrencilerine şu dersi verir:

- "Görüyorsunuz ki, affetmeyerek asıl kendimizi cezalandırıyoruz. Kendimizi ruhumuzda ağır yükler taşımaya mahkum ediyoruz. Affetmeyi karşımızdaki kişiye bir ihsan olarak düşünüyoruz, halbuki affetmek en başta kendimize yaptığımız bir iyiliktir."      ALINTIDIR.

17/3/2007

DOSTLUK

Serüvendir yaşamak; ne getirir, ne götürür belli olmaz, bir gün ağlar, bir gün gülersin.

     En umutsuz anında; yaşlar süzülürken yanaklarından, birden donuverir hatırladığında.. Işığın olur, karanlıkları delersin.. Ya da katılırken kahkahalarla, yüzünde açan gülleri göstermek istediğin.. Belki yanı başında belki çok uzaklarda, ama bir yürek atışı kadar yakındır sana..

     Kasvetli bir sabaha merhaba dediğinde gülerek, ya da düz yolda tökezlediğinde, ellerini avuçlarında hissedersin..

     Çoğu zaman yalnızsındır kalabalıklarda, sahte gülücüklere sahte gülücüklerle karşılık verirsin..

     İlişkiler vıcık vıcık; menfaat, ihanet, riya vardır hep etrafında.. Tiksinirsin..

     Hani bazen manasızdır yaşamak. Ot gibiyim der dalar gidersin.. Bir film şeridi gibi geçerken yaşadıkların, Bir iki kareye takılır gözlerin.. O karelerden sevgi akar damarlarına.. Birden canlanır, dirilir, güçlenirsin.. Dört elle sarılırsın sonra hayata.. Meydan okursun, kafa tutarsın.. Dünyayı sırtlayıp gidesin gelir.. Ben de buradayım dersin..

     Bir kucak açarsın, kolların dünyayı sarar.. Bir gülümser, içinde çiçekler açar, yüreğinde mevsim ilkbahar olur..

     Yanında yüksek sesle düşünür, en mahrem sırlarına ortak edersin.. Kimi zaman kalbini kırdığın, kimi zaman gönlünü aldığın olur.. Almadan veren, çağırmadan gelen, vedasız gidendir..

     Gün olur araya yollar, yıllar.. Ama hep taze sımsıcaktır anılar.. Hatırlayınca gülümsersin..

     Korkmazsın... Buz üzerine yazılı değildir yitip gitmez.. Onunla alıp verdiklerin..

     Bilirsin..

     O benim "CAN DOSTUM" dersin..            ALINTIDIR.

13/3/2007

DOSTUM İÇİN

Gerard ve Richard çok iyi dostlardı.Kardeş gibi adeta.Okula birlikte gider gelirler,her yerde birlikte bulunurlardı.Birbirlerini çok seviyorlar,dostluklarının hiç bitmeyeceğini söylüyorlardı.

     Bir gün,okul dönüşünde, Gerard yolda çok sevimli,yavru bir köpek gördü. Köpek,Gerard’a o kadar sevimli geldi ki,kendini köpeğin yanına gitmek zorunda hissetti.Ve çevresine hiç bakmadan yolun ortasına koşmaya başladı.

     O anda karşıdan gelen arabayı göremedi.Arabayı fark eden Richard ,Gerard’ı kurtarmak düşüncesiyle yola fırladı.Gerard’ı kurtaran Richard,kendisini kurtaramadı ve arabanın altında kaldı.Arabanın dostuna ,kardeşine çarptığını gören Gerard,daha fazla dayanamadı ve yere yığıldı.

     Gerard gözlerini hastanede açtı.Annesi ve Richard’ın annesi ağlıyorlardı.Aklına ilk gelen Richard oldu.Onun öldüğünü ve onu öldüren arabanın kaçtığını öğrenince kendisine hakim olamadı.Bağıra bağıra, hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladı.Doktorlar Geard’a sakinleştirici iğne yapmak zorunda kaldılar.

     Gerard o olaydan yıllar sonra kendini zar zor toparlayabildi.Kalbinde Richard’ın açtığı yara hala kanıyordu.Onun mezarını her gün ziyaret ediyor ve şu sözleri söylüyordu:

     - İnan bana ben de yapardım.Dostum için ben de yapardım.Dostum için"

13/3/2007

SİNİRLENDİĞİNDE..

Adam yeni kamyonuna bakmak için evinden çıktığında, üç yaşındaki oğlunun gayet mutlu bir biçimde elindeki çekiçle kamyonunun kaportasını mahvettiğini görmüş.

Hemen oğlunun yanına koşmuş ve çocuğun eline çekiçle vurmaya başlamış. Biraz sakinleşince oğlunu hemen hastaneye götürmüş. Doktor, çocuğun kırılan kemiklerini kurtarmaya çalıştıysa da elinden bir şey gelmemiş ve çocuğun iki elinin parmaklarını kesmek zorunda kalmış. Çocuk ameliyattan çıkıp gözlerini açtığında, bandajlı ellerini fark etmiş ve gayet masum bir ifadeyle, “Babacığım, kamyonuna zarar verdiğim için çok üzgünüm.” demiş ve sonra babasına şu soruyu sormuş: “Parmaklarım ne zaman yeniden çıkacak?” Babası eve dönmüş ve hayatına son vermiş...

Birisi masaya süt döktüğünde ya da bir bebeğin ağladığını işittiğinizde bu öyküyü hatırlayın. Çok sevdiğiniz birine karşı sabrınızı yitirdiğinizi anladığınızda, önce biraz düşünün. Kamyonlar onarılabilir, ama kırılan kemikler ve incinen duygular hiçbir zaman onarılamaz; genellikle kişiyle performansı arasındaki farkı göremeyiz. İnsan hata yapar. Hepimiz hata yaparız. Fakat öfkeyle ve düşünmeden yapılan şeyler, insanı sonsuza kadar rahatsız eder. Harekete geçmeden önce durun ve düşünün. Sabırlı olun. Anlayış gösterin ve sevin.

                                                                                 Ailem dergisinden

13/3/2007

BİR SAAT

Adam yorgun argin eve döndügünde 5 yasindaki çocugunu kapinin önünde beklerken buldu.Çocuk babasina, "Baba bir saatte ne kadar para kazaniyorsun" diye sordu...

Zaten yorgun gelen adam, "Bu senin isin degil" diye cevap verdi. Bunun üzerine çocuk "Babacim lütfen, bilmek istiyorum" diye üsteledi. Adam "Illâ da bilmek istiyorsan 20 milyon" diye cevap verdi..

Bunun üzerine çocuk "Peki bana 10 milyon borç verir misin" diye sordu. Adam iyice sinirlenip, "Benim senin saçma oyuncaklarina veya benzeri seylerine ayiracak param yok. Hadi, derhal odana git ve kapini kapat" dedi.

Çocuk sessizce odasina çikip kapiyi kapatti.Adam sinirli sinirli;"Bu çocuk nasil böyle seylere cesaret eder." diye düsündü.

Aradan bir saat geçtikten sonra adam biraz daha sakinlesti ve çocuga parayi neden istedigini bile sormadigini düsündü, "Belki de gerçekten lazimdi"...Yukari çocugunun odasina çikti ve kapiyi açti... Yataginda olan çocuga,"Uyuyor musun" diye sordu. Çocuk "Hayir" diye cevap verdi...

"Al bakalim, istedigin 10 milyon. Sana az önce sert davrandigim için üzgünüm. Ama uzun ve yorucu bir gün geçirdim" dedi... Çocuk sevinçle haykirdi, "Tesekkürler babacigim"...

Hemen yastiginin altindan diger burusuk paralari çikardi.

Adamin suratina bakti ve yavasça paralari saydi.Bunu gören adam iyice sinirlenerek, "Paran oldugu halde neden benden para istiyorsun?... Benim, senin saçma çocuk oyunlarina ayiracak vaktim yok" diye kizdi...

Çocuk "Param vardi ama yeterince yoktu " dedi ve yüzünde mahcup bir gülücükle paralari babasina uzatti;

"Iste 20 milyon... Simdi bir saatini alabilir miyim babacim?..."

13/3/2007

CENNET VE DOSTLUK

Adam ve hayattaki tek arkadaşı olan köpeği bir kazada birlikte ölmüşlerdi.. Gökyüzüne çıktıktan sonra bembeyaz bulutların arasında dolaşmaya başladılar.. Adam çok susamıştı.. Biraz su bulabilmek ümidiyle yürümeye devam ederken, birden kendilerini muhteşem bir manzaranın karşısında buldular.. Rengarenk çiçeklerle süslü bir bahçe, altından yapılmış bir bahçe kapısı ve onları karşılayan beyazlar içinde bir kadın..

     Adam köpeğiyle birlikte kadına yaklaştı ve sordu:

     "Afedersiniz... burası neresi?"

     Kadın ona gülümsedi:

     "Burasi Cennet, efendim"

     Adam bunun üzerine sevinçle "Harika...!!!" dedi

     "Peki bana biraz su verebilir misiniz, gerçekten çok susadım.."

     Kadın cevap verdi:

     "Tabii efendim, içeri girin... İçerde dilediğiniz kadar su bulabilirsiniz..."

     Böylece adam köpeğine döndü,

     "Hadi oğlum içeri giriyoruz" diyerek kapıya yürüdü...

     Ama kadın onu birden durdurdu:

     "Üzgünüm efendim, köpeğiniz sizinle gelemez... Hayvanları içeri almıyoruz..."

     Bunun üzerine adam bir an durdu.. Düşündü.. Ve geri dönüp köpeğiyle birlikte geldikleri yolun tam ters yönünde yürümeye koyuldular...

     Bir süre geçtikten sonra kendilerini bu kez tozlu çamurlu bir yolda buldular ve yolun sonunda karşılarına çiftlik girişini andıran bir kapıyla yırtık pırtık elbiseli bir dede çıktı... Adam sordu:

     "Afedersiniz... Bana biraz su verebilir misiniz?"

     Dede "İçeri gel" dedi..

     "Kapıdan girdikten sonra sağ tarafta bir ceşme var..."

     Adam sordu:

     "Peki arkadaşım da benimle gelip ordan içebilir mi?"

     Dede "Tabii..." dedi.. "çeşmenin yanında köpeğinin de su içebileceği bir kase bulacaksın..."

     Bunun üzerine adam kapıdan girdi... Biraz yürüdükten sonra sağ tarafta çeşmeyi buldu.. Adam çeşmeden köpek de oracıktaki kaseden doya doya içerek susuzluklarını giderdiler... Derken adam geri giderek girişte bekleyen dedeye sordu:

     "Su için çok teşekkür ederim... Peki burası neresi..?"

     Dede "Burası cennet" dedi..

     Bunu duyan adam şaşırdı:

     "Ama nasıl olur..? Az önce burası gibi kırık dökük olmayan muhteşem bir yere gittik ve orasının da Cennet olduğunu söylediler..."

     Dede "Şu rengarenk çiçeklerle süslü altın kapılı yer mi?" dedi... "ama orası Cehennem.."

     Adam iyice şaşırmıştı:

     "Peki ama orası sizin adınızı kullanarak insanları kandırıyor diye hiç kızmıyor musunuz..??"

     Dede gülümsedi:

     "Kızmıyoruz... Çünkü onlar kendi çıkarı için en iyi arkadaşını yarı yolda bırakanları Cennet'ten uzak tutuyorlar...."

BENİM HAKKIMDA

turkey

ATAM

ata

ŞEHİTLER ÖLMEZ

Turk Bayrağı

YANDI YÜREKLER YANDI

şehitlerimiz

HİSTATS SAYAÇ

ONLİNE SAYAÇ

ARAMA MOTORU

ŞANLI BAYRAĞIM VE SAAT

BANNERİM

vatanseverpatriot

BANNERİMİ SİTENİZE EKLEME KODU

CODE GEOCOUNTER

ERZİNİMİN ŞEHİTLERİ

SON DAKİKA HABER


Gazeteler

ŞEHİT ÖĞRETMENLERİMİZ

ŞEHİT ÖĞRETMENLERİMİZ ANISINA 1
ŞEHİT ÖĞRETMENLERİMİZ ANISINA 2

PEYGAMBERİMİZİN VEDA HUTBESİ

VEDA HUTBESİ

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahîm

EY İNSANLAR!
Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.

ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.

ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz de Abdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.

İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

DÖRTYOLUN EZAN VAKTİ

İLETİŞİM KUTUSU


ULU ÇINAR

koca çınar

OSMANLI PADİŞAHLARIMIZ

TARİHTE BUGÜN

ARKADAŞIMIN ESERLERİ

zirvedeki yaşamlar gerçek yaşam öyküleri

ZİYARETÇİLERİM

MY DEAR FRİENDS

ARKADAŞLARIMIN ( MY DEAR FRİENDS) BANNERLERİ

payas eml coğrafya
payas
ibrahimyalcin1982
Laracroft chez Lalique
vakanuvis
ibrahimyalcin1982
lunatic
cografyasam
mokarta
meyraca1
avatar
meyraca2
掉了ㄧ枚密碼
made by danablu
mamila
ibrahimyalcin1982
zhp
lilyy
şiir pınarı
Image cankuşum edebiyat
aysberg
kimyacının yuvası
suppruss
lapetitesorciere
Bijuteria-Casaca
pelin
illede
şiir pınarı
supprussceyiz
Geograpy

ahmet döner
lilyum52 şekerkız
Geograpy

çocuklarda yaratıcılık
evimdesenlik
ipekyolu'nun Mekani
yurtsever birlik
karakartal
FreeCity
lilyum52 Huzuryolu 1
Blogcu ile yapıldı