ÇOK ANLAMLI BİR VİDEO SONUNA KADAR İZLEMENİZ TAVSİYE EDİLİR.
YORUMLARINIZI BEKLİYORUM...



dakika 
saniye misafirim oldunuz .....
YORUMLARINIZI BEKLİYORUM...
1- HARÇSIZ TAŞ SET
Peru'nun Cusco bolgesindeki bir Inka kalesinin etrafini
zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapiminda, tanesi 300 tona varan
kirectasi bloklari kullanilmis. Ancak hic harc kullanilmamasina ragmen bu
kayalar, arasina bicak bile sokulamayacak kadar mukemmel yerlestirilmis.
2- ÇEKİCİN SIRRI
Tahta sap ve demir tokmaktan olusan bu cekic, 1936'da Teksas'ta 400–500
milyon yillik bir kayanin icine gomulu olarak bulundu. Modern bir aletin
tarih oncesi bir kaya kutlesinin icine nasil girdigi bir yana, cekicte
kullanilan demirin gunumuz demirlerinden bile saf olmasi bilim adamlarini
hayrete dusurdu. *
7- GİZEMLİ KURU KAFA
Maya donemine ait 1000 yillik bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal
uzerine oyma olarak yapilmis. Nasil yapildigi hala anlasilamayan kuru
kafanin altindan tutulan isIk, dogrudan goz cukurundan yansiyor. Bu
teknolojinin bugun bile mumkun olmadigi soyleniyor. *
8- BİR NEVI BİLGİSAYAR
1900 yilinda Girit aciklarindaki bir batikta arastirma yapan bilim
adamlari ilginc bir cisme rastladi. Tahta bir muhafazanin icine
yerlestirilmis bir dizi bronz disliden olusan bu garip nesnenin kasasi,
yuzeye cikarildigi anda dagildi ve cihazin icindeki karmasIk yapi ortaya
cikti. Yapilan calismalarin ardindan, bu aygitin Ay, Gunes ve diger
gezegenlerin konumlarini hesaplamak ve istendigi anda bunlarin
pozisyonlarina yonelik tahminlerde bulunmak icin gelistirildigi anlasildi.*
9- 2 BİN YILLIK PİL
Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafindan 1938'de Irak'in baskenti Bagdat'in
yakinlarinda bulunan 2 bin yillik pil, bilim adamlarini saskina dusurdu.
Konig,
bakir silindir, onun etrafindaki demir cubuk ve testinin agzini kapatan
asfalttan olusan bu nesneyi "dunyanin en eski pili" olarak tanimladi. Pilin
2 volt enerji urettigi saptanirken, 1800'lu yularda modern pili icat
Alessandro Volta adli Italyan kontunun da sohretine golge dustu.*
10-GELECEGİ GÖREN HARİTA
Cografya ve harita uzmani unlu Turk denizci Piri Reis'in 1513'te cizdigi
Afrika, Amerika ve Guney Kutbu'nu gosteren harita, ortaya cikarildigi 1929
yilinda ortaligi karistirdi. Cunku Guney Kutbu'nun kesfi, haritanin
cizilmesinden cok sonra, yani 1818'de gerceklesmisti. Dahasi, Piri Reis'in
haritasi, kitanin buz altinda kalmis sahil kesimlerini de gosteriyordu.
Ancak kita uzerindeki buzlar, haritanin cizilmesinden tam 6 bin yil once
erimisti.
resimleri bulan ve faydalanmamı sağlayan COĞRAFYASEVER arkadaşıma teşekkür ediyorum.
1 Ocak - 10 Ocak tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Sarı gentiyan.
Sıcak yazı simgeleyen gizemli bir çiçektir. Dağ çayırlarında yetişir. Karaktere gizem katmaktadır. İçe kapanıklık ve suskunluğun nedeni basit bir çekingenlik de olabilir. Bu simgede doğan insan inatla amaçlarına ulaşır. Soğuk havalarda sağlığına dikkat etmelidir.
11 Ocak - 20 Ocak tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Deve dikeni.
O hiç kimsenin dikkatini çekmez. Bu nedenle o sürekli kendi kendiyle uğraşır. Bu karakteri deve dikeninin gerçek kişiliğinin saklanmasına neden olur ve insanlar onun bir önemli özelliğini iyi kalpliliğini fark etmezler. O iyi bir dosttur ve ailesine düşkündür. Çok çalışkandır. Verilen bütün işleri yerine getirir. Ama çok çalışmak bir yana sağlığına dikkat edip, dinlenmesini de bilmelidir. Bu insanlarda hipertansiyon görülebilir.
21 Ocak - 31 Ocak tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Ölmez çiçek.
Bu insan ciddi birisidir. Modayı yakından takip eder. Çekiciliği ile etrafındakileri kıskandırabilir. Enerji dolu olduğu için zorluklarla başa çıkabilir ve kötü niyetli insanlarla savaşıp onları yenebilir.
1 Şubat - 10 Şubat tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Ökse otu.
Bu işaretin bayanı aşırı meraklı ve hafif hareketleri ile dikkat çeker. İnsanları baştan çıkarmak onlar için en basit iştir. Bu işaret altında doğan erkekler spor, vücut geliştirme, karate, tenisle uğraşarak popülariteye ulaşırlar. Ayrıca, bu insanlar sporla uğraştıkları için sağlıklı olur ve kolay hastalanmazlar.
11 Şubat - 19 Şubat tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Güzelavratotu.
Bu işarette doğan kadınlar gerçek güzeldirler. Aynı zamanda ciddiyetlerini korurlar. Onlara yaklaşmak kolay bir iş sayılmaz. Erkekler yakışıklı olmasalar da usanmadan çalışırlar. Bu şekilde amaçlarına ulaşmasını da iyi bilirler.
20 Şubat - 28 Şubat tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Küstümotu (mimoza).
Bu insanlar hassasiyetleri ile diğerlerinden seçilirler. Mimoza insanı yaptığı iş değerini bulamazsa gerçekten acı çeker. Bu insan ona verilen işi neyin pahasına olursa olsun yerine getirir. Bu yolda gerekirse kendi sağlığını feda eder. Ama sonuç olarak da bir değerlendirme, bir aferin duyma ihtiyacı hisseder. Kalp krizi ve ülser kaçınılmaz hastalıklardandır.
1 Mart - 10 Mart tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Haşhaş.
Onun güzelliği herkesi büyüler. Bu insanın ağına yakalanmak kolay, ordan çıkmak oldukça zordur. Onun yolu çok engebelidir. Haşhaş insanı kendi güçlerine inanmalıdır, ancak bu şekilde başarılı olur. Et yemeklerinden uzak durması tavsiye edilir. Sebzeler onun için vitamin kaynağı ve iyi moral deposudur
11 Mart - 20 Mart tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Zambak.
Zarif bir insandır. Zambak bir ay çiçeği olduğu için, sırları ancak yarım ay olduğu zaman ortaya çıkar. Her şeye rağmen Zambak nasıl mutlu olacağını iyi bilir.
21 Mart - 31 Mart tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Yüksükotu.
Bu işaretin sarı ve solgun çiçeklerine rağmen, bu işareti taşıyan insanlar kararlı bir kişiliğe sahiptirler. Kafaları bir makine kadar hızlı ve dakik çalışır. Yaşamın en zor dönemlerinde bile hızlı bir çözüm bulmak onlar için zor değildir. Hiçbir zaman kendilerini kaybetmezler. Bir az sinirlidirler. Baş ağrıları çekebilirler.
1 Nisan - 10 Nisan tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Manolya.
Dürüsttür, her zaman birinci olma isteği en belirgin özelliğidir. Sosyal ilişkilerinde başarılı sayılmaz. Çünkü insanların tavsiye ve önerilerine asla kulak asmaz.
11 Nisan - 20 Nisan tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Ortanca.
O iyi kalplidir, cömerttir. Bazen fazla iyi davranır, elinde ne varsa hepsini çevresindekilere vermeye çalışır. Bu huyu bazen yakınları tarafından iyi karşılanmaz.
21 Nisan - 30 Nisan tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Dahlia.
O azamici bir kişilik taşımaktadır ve bu huyu amaçlarına ulaşmakta onu engelleyebilir. Dahlia insanı başkalarından çok kendine ve kendi gücüne güvenmelidir. Bu durum sadece iş için değil, özel hayatında da geçerli olabilir.
1 Mayıs - 10 Mayıs tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: İnci çiçeği.
Cömert ve iyi kalplidir. Menfaatçi insanlar tarafından acımasızca kullanılmaya yatkındır. İnci çiçeği kadınına iyi bir koruyucu gerekebilir. İş konusunda bu insanlar fazla sorunlar yaşamamaktadırlar. Ani değişiklikler sinirlerini olumsuz etkileyebilir.
11 Mayıs - 21 Mayıs tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Semiz otu.
Kolay güvenemeyen, tehlikelerden sakınan, her zaman darbe bekleyen, hatta sevdiği insana karşı bile dikkatli ve tedbirli olan bir insandır.
22 Mayıs - 31 Mayıs tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Papatya.
Bu gelenekseldir: seviyor-sevmiyor. İnsanlar tarafından zor anlaşılsa da onları kendine çekmeyi başarmıştır. Güzel bir dış görünüşe sahip olmalarına rağmen bu insanlar, yaşamlarını rekabet uğruna masa başında geçirmeye hazırdırlar. İş tutkularının nedeni spora olan merakları da olabilir.
1 Haziran - 11 Haziran tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Çançiçeği.
Sabit karakterlidir. Her hangi bir değişiklik onu korkutabilir, üzebilir. İyi bir aile ve iyi bir iş sahibi olursa bu kişiliği yüzünden fazla zarar görmez. En sevdiği ulaşım aracı, örneğin iş gezileri için tercih edebileceği araç trendir. Uçak mı? Asla!
12 Haziran - 21 Haziran tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Krizantem.
Sakin ve sessizdir, evde oturmayı sever, tedbirlidir, gözlemcidir. Olaylarda dedikoduculuk rolünü üstlenmeye bayılır. Amaçlarına ulaşır.
22 Haziran - 1 Temmuz tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Lale.
Lale erkeği şüphesiz Don Juan'dır. Hiçbir şeyi umursamaz. Lale kadını enerjiktir. Kendine güveni sonsuzdur. Bu kadınların eşleri mutsuz olurlar.
2 Temmuz - 12 Temmuz tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Nilüfer.
Su, hava ve toprak - üçü bir arada. Çok değişken bir kişiliğe sahiptir. Yaşam onun için kolaydır. Zorlukların üstesinden gelir. Sıkıntılarından çabuk kurtulabilir.
13 Temmuz - 23 Temmuz tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Menekşe.
Herkesin gözleri onun üzerindedir. Genelde gölgede saklanır. Ama gerekirse güneşe çıkar ve ihtiyacı olan şeyi elde eder. Hafife alınmamalıdır!
24 Temmuz - 2 Ağustos tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Yaban gülü.
Dikenlidir. Çıplak elle tutulamaz. Tabii bu dikenler onun iyi korunmasını sağlar. Kendini iyi savunur ve koşullara ayak uydurmasını bilir.
3 Ağustos - 12 Ağustos tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Ay çiçeği.
Kendi yerini güneşin altında bulmuştur. Başarılar onun gözlerini kapatamaz.
13 Ağustos - 23 Ağustos tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Gül.
Çiçeklerin kralıdır. Başka insanlar her zaman gül insanını kıskanırlar. Onun aleyhine entrikalar düzenlenir, onu yerinden koparmak için planlar yapılır, komplolar kurulur. Gül hatalı değildir. Ama bütün zamanlarda kendi erişilmezliğini korumak güçtür. Sağlığına dikkat etmeli ve fazla yorulmamalıdır.
24 Ağustos - 2 Eylül tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Hezaren (delphinium).
Kendine sert davranır, yabancılara ise tolerans tanır. Çok zeki olduğu söylenemez. Bu nedenle zorluklarla karşılaşabilir. Kendine uzatılan yardım elini kabul etmelidir.
3 Eylül - 11 Eylül tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Karanfil.
Karanfil insanı çok sabit fikirlidir. Çevresindekiler bundan rahatsızlık duyabilirler. Ama o yenilmezdir, her zaman doğru yolu seçer ve inatla yolunda durmaya devam eder.
12 Eylül - 22 Eylül tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Saray patı (aster).
Saray patı sonbaharın hüzün ve kederini kapatmaya çalışır. Saray patı insanı etrafına neşe saçar. Maalesef bazen insanları neşelendirmekle gecikir. Bu insanlar iyi yönetici olabilirler.
23 Eylül - 3 Ekim tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Funda.
Bu insanlar zarafetleri ile dikkat çekerler. Onlar işlerinde uzmandırlar. Kendi altın ellerinin değerini bilirler. Funda iyi bir dosttur. Arkadaşını kötü günde yalnız bırakmaz.
4 Ekim - 13 Ekim tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Kamelya (Japon gülü).
Hoş bir dış görünüşe sahiptir. Sakin ama korkusuzdur. Hareketlerinde çocukluluk sezinlenir. Sanata yatkınlıkları vardır.
14 Ekim - 23 Ekim tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Leylak.
Leylak şafağın, tazeliğin, gençliğin simgesidir. Çalışkan bir insan olan Leylak başkalarına da yardım etmekten zevk alır. Kıskanç iş arkadaşların dikkate almamalıdır
24 Ekim - 2 Kasım tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Freesia.
Korkusuz, inatçı kişilikleri bazen zarar verebilir. Bu işaretin insanları çok sevimli ve sempatik olurlar. Bu sayede işlerinde de ilerleme gösterirler. Bir az diplomatik davranmalıdırlar.
3 Kasım - 12 Kasım tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Orkide.
Orkide insanı gizemli ve anlaşılmaz kişiliği ile dikkat çeker. Şüphecidirler. Çevrelerindeki insanlara karşı dikkatli yaklaşırlar. Sabırla, çalışarak istediklerini adım adım elde ederler.
13 Kasım - 22 Kasım tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Peony.
Peony insanı sağlığı için endişelenmeyebilir. Her koşula dayanıklıdır. Tabii işinde çok çalıştığı zamanlarda ara vermeli, dinlenmelidir. Bir az daha tutumlu olmalıdır. Ve planlarında savurgan davranmamayı öğrenmelidir.
23 Kasım - 2 Aralık tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Glayöl (Gladiolus).
Glayöl insanı özel yetenekleri ile diğerlerinden farklı olmasa da, çok çalışkan ve başarılıdır. İyi yönetilirse çok şey elde edebilir. Ancak kendini övmekten hoşlanır.
3 Aralık - 12 Aralık tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Keklik otu.
Sıcağın sembolüdür. Tazeliği ve rüzgarı sever. Dikkat merkezinde olmaya bayılır. Maymun iştahlılığı ile bazen sınırları geçebilir. İşte bir eleştiri alırsa hemen savunmaya geçer ve sıyrılmayı başarır.
13 Aralık - 22 Aralık tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Lotus.
Temizlik sembolüdür. Asya insanları için çok şey ifade eder. Buralarda sadece egzotik açıdan değerlendirilir. Lotus insanı zevklidir, amaçlarına kolay ulaşır. İnsanlarla ilişkilerinde daha esnek davranmalıdır.
23 Aralık - 31 Aralık tarihlerinde doğanlar:
Çiçeğiniz: Akça.
Bu işaret altında doğan insanlar iyi arkadaş, dost olurlar. Güvenilirdirler. Sakin ve öfkelenmeyen kişilikleri var. Onları kızdırmak zordur.
ERKEKLE KADIN ARASINDAKİ 40 FARK
Kadınla erkeği birbirinden ayıran 40'a yakın madde var. İşte vücut kokusundan kan basıncına, kas gücünden saç teline kadar kadın erkek arasındaki farklar ve nedenler.
Ergenlik Sivilcesi: Erkeklerin sivilce sorunu daha fazladır. Bu da daha çok testosteron hormonundan kaynaklanmaktadır. Bu hormon yağ bezlerini uyarır ve derideki gözeneklerin tıkanmasına, dolayısıyla da sivilceye neden olur.
Saldırganlık: Erkekler kadınlardan daha saldırgan olup bedensel güç kullanımına daha eğilimlidirler. Bunun açıklaması da testosterona bağlanmaktadır. Buna karşılık kadınlar kelimelerle saldırır ve savaşırlar.
Kan: Erkeklerde 4.5, kadınlarda
Yaş dönümü: Kadınlar menopoz döneminde ateş basması, uykusuzluk, şişmanlama, gece terlemeleri ve vajina kuruluğu gibi belirtiler yaşarlar. Erkekler andropoz denen yaş döneminde hemen hemen hiçbir bedensel belirti yaşamazlar.
Vücut ısısı: Erkeklerin vücut ısısı kadınlardan daha yüksektir. Su: Erkek vücudunun yüzde 60-70'i sudan ibarettir. Kadın vücudundaki su oranı ise yüzde 50-60 arasındadır.
İskelet: Erkeklerin omuzları daha geniş , kolları ve bacakları daha uzun, kemikleri daha ağır, eklemleri de daha büyüktür. Buna karşılık kadınların kalça kemikleri daha geniş, eklemleri daha esnektir.
Duyu organları: Kadınların işitme ve koklama duyuları daha güçlüdür. Buna karşılık erkekler ışığa karşı daha hassastır.
Enerji harcaması: Erkekler hareketsizken vücudun metrekaresi başına 39,5 kalori yakarlar. Kadınlar ise 37 kalori. Erkeğin günlük kalori ihtiyacı 2700 kalori, kadınınki 2000 kaloridir.
Yağ: Erkeklerde kadınlarınkinin yarısı kadar yağ dokusu vardır. Kadınlarda yağ dokusu vücudun yüzde 27'sini oluştururken, bu değer erkeklerde yüzde 15'tir.
Ağlamak: Kadınlar erkeklerden 5 kat fazla ağlarlar. Genellikle de saat 19.00-22.00 arası.
Beyin: Erkek beyni yüzde 14 daha ağırdır. Buna karşılık kadınlarda iki yarım küre arasındaki iletişim daha iyidir.
Kalp atışı: Erkeklerin kalbi daha büyüktür ve daha yavaş çarpar: Dakikada ortalama 72. Bu değer kadınlarda 80'dir.
Sıcaklık duyarlılığı: Kadınlar kalın yağ dokuları nedeniyle soğuğa daha dayanıklıdırlar.
Yaşlanmak: Erkekler kadınlardan daha hızlı yaşlanırlar. 35 yaşındaki bir erkeğin damar sistemi 50 yaşındaki bir kadınınkine eşdeğerdir.
Kaslar: Erkekler kadınlardan yüzde 50 oranında fazla kas gücüne sahiptir. Buluğ çağında erkeklerde kas hücrelerinin sayısı 20 misli, kadınlarda 10 misli artar. Erkekler kadınlardan üçte bir oranında daha güçlüdürler.
Buluğ: Erkekler buluğ çağını 10-15, kadınlar 9-14 yaşları arasında yaşarlar.
Yaşam Süresi: Erkeklerin ortalama omrü 71,5 yıl, kadınların 78 yıldır.
Bacaklar: Erkeklerin bacakları daha uzun ve kaslıdır. Bu yüzden kadınlardan daha hızlı koşar, daha uzağa zıplarlar.
Vücut ölçüleri: Erkek ortalama
Adem elması: Gırtlaktaki adem elması adlı çıkıntı sadece erkeklere hastır.
ERKEĞİN CİĞERİ GENİŞ
Akciğerler: Erkeklerin akciğerleri kadınlarınkinden yüzde 50 daha geniş hacme sahiptir.
Yemek: Aynı kilodaki kişilerden, erkekler kadınlardan daha çok yemek ihtiyacı duyarlar; çünkü metabolizmaları daha hızlıdır.
Solunum: Erkekler dakikada 16 kez, kadınlar ise dakikada 20-22 kez soluk alıp verir. Her iki cinsin günde soludukları miktar ise aynıdır.
KADININ DERİSİ DAHA İNCE
Hastalıklar: Erkekler hayatları boyunca kadınlardan ortalama 40 gün daha az hastalanırlar.
Dirsek: Kadınlar erkeklere kıyasla kollarını dirsekten 6 derece daha fazla açabilirler.
Kromozomlar: Erkek ve dişilerde toplam 46 kromozom vardır. Bunların yarısı babadan, yarısı anneden gelir. Bu 46 kromozomun içinden iki tane cinsiyet hormonu vardır ki; bu erkekte XY, kadında XX olarak bulunur.
Saçlar: Kadınların saçları daha sık ve daha dirençlidir. Saç kökleri iki milim daha derinde olduğu için erkeğinki kadar çabuk dökülmez.
Deri: Erkeklerin toplam
10 Haziran 2007 Haber7 com.
Saçınız mat mı?
Saçınızı şampuanladıktan sonra son su olarak bir çaydanlık ılık çayla durulayın. Bakın saçlarınız nasıl ışıl ışılıyor .
Ayağınız mı kokuyor?
Ilık çay dolu bir leğene ayaklarınızı daldırın ve her akşam yatmadan önce 10 dakika tutun. 10 günde koku diye bir şey kalmayacaktır.
Boğaz ağrılarında
Posaları süzüp soğuyan demi boğaz ağrılarında gargara olarak kullanılır.
Cildiniz çok mu yağlı?
Banyodan çıkmadan son su olarak bir çaydanlık çay ile teninizi ovuşturun,balsam vazifesi görün.
Derinizdeki yaraların temizlenmesi
Çayı, derinizdeki yaraların temizlenmesi ve antibiyotik etki göstermesi için pamukla tatbik ederek kullanabilirsiniz.
Eliniz balık, soğan mı kokuyor?
Balık ayıkladınız, ellerinizi sabunla yıkadınız ve hala balık kokuyor. Ya da soğan soydunuz, soğan kokuyor. işte kurtarıcınız yine çay. Elinizi demli çayla yıkayın. Bakın bakalım hiç koku kalmış mı?
Gözünüz çapak mı yapıyor?
Kaynamış çayı bir tasa koyup buharı gözünüze gelecek biçimde başınızı üstüne koyun. Ya da ılık çaya batırılmış gözlerinize ve etrafına tatbik edin.
Yemek yerken dilinizi mi ısırdınız?
Yine ilacı demlikteki çaydır. Ağzınızı günde üç defa çalkalayın, diliniz dokuz yerine üç günde iyileşecektir.
Buzdolabınız koku mu yapıyor?
Demlikte kalmış çay posalarını kurutup bir kap içinde buzdolabının orta rafına yerleştirin, kokudan eser kalmayacaktır.
Bir zamanlar Ankara'nın her yanının yeşil ortü ile kaplı olduğunu oralarda yaşamış fil,gergedan,zürafa,kaplan,dev kaplumbağa,büyük Ankara maymunu fosillerinin Ankara Kazan'da bulunduğunu(Bilim ve Teknik 440)

Anadolu yaban koyununun Eskişehir'den Toroslara kadar alanda yaşarken şimdi ise Konya Bozdağ çevresinde bulunduğunu ve koruma altına alınıp çoğaltılarak birçok ile gönderildiğini (Bilim ve Teknik 446)
Anadolu leoparı (pars-panter) yaygın bir alttür iken soyu tükenmiş ve bir ifadeye göre son bireyleri 1974 de Beypazarında ve 1967 de Bolu'da öldürüldüğünü (Bilim ve Teknik 444)
Amanos dağlarında bulunan yeni bir yılan türüne Biyoloji profosörü İbrahim Baran'ın adından rhynchocalamus barani adının verildiğini (Bilim ve Teknik 472)
Akdeniz fokunun boyu 3.8 metreye kadar ve ağırlığının 400 kg. kadar olduğunu,tüm dünyada 500 kadar birey kalıp Foça adı ile ilgili olduğunu (Bilim ve Teknik 318)
Sayıları 50 ile 200 çift tahmin edilen karaakbabaların kanat açıklığının 2 metreye ve ağırlıklarının 12.5 kg.a kadar olduğunu (Bilim ve Teknik 464)
Şanlıurfa Birecik'te koruma altına alınan kelaynakların sayılarının 100 civarında olduğunu biliyor muydunuz ?


























